Sanatın Öncüsü: Osman Hamdi Bey ve Türk Kültür Tarihindeki Rolü | DENDRO Parke Sanayi A.Ş.
Bayi Giriş
Sanatın Öncüsü: Osman Hamdi Bey ve Türk Kültür Tarihindeki Rolü
08/12/2023

Türk resim sanatının öncülerinden biri olarak kabul edilen, aynı zamanda bir müze kurucusu ve arkeolog olarak da bilinen Osman Hamdi Bey, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan dönemde Türk sanatına önemli katkılarda bulunan bir isimdir. Bu yazıda, Osman Hamdi Bey'in sanat hayatına ve mirasına daha yakından bakacağız.

 
1.04.1910 tarihli Servet-i Fünun dergisinde Osman Hamdi Bey/ wikipedia.org sitesinden alındı.

Çoğunlukla ressam kimliğiyle ve artık ikonikleşen tablolarıyla tanınan, bu alanda Türkler arasında ilklerden biri olarak öne çıkan Osman Hamdi Bey, aynı zamanda ilk Türk arkeolog olarak kabul ediliyor ve Osmanlı Devleti’nin hakim olduğu çeşitli coğrafyalarda kazı çalışmaları yaparak Osmanlı’da arkeoloji bilimini temellendirdiği biliniyor. Öte yandan, kurduğu ve müdürlüğünü yaptığı İstanbul Arkeoloji Müzesi ile çağdaş Türk müzeciliğinin de kurucusu sayılıyor.  Türk müzecilik tarihinde bir kırılma noktası yaratan Osman Hamdi Bey, günümüz Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin de kurucusu olup tarihimizde pek çok açıdan önem arz ediyor.

Osman Hamdi Bey Kimdir?

Osman Hamdi Bey, 30 Aralık 1842 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelir. Babası İbrahim Edhem Paşa’nın, Tanzimat döneminin önemli devlet adamlarından biri olup Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk müze müdürlerinden biri olarak görev yapması, Osman Hamdi Bey'in sanata ve kültüre olan ilgisini şekillendiren önemli bir etken olarak kabul edilir.

Eğitimine İstanbul'da başlayan Osman Hamdi Bey, daha sonra Paris'e giderek resim eğitimine devam eder. Fransa'nın sanat merkezlerinde geçirdiği yıllarda dönemin önemli ressam ve sanatçılarından dersler almaya başlıyor ve resim alanındaki yeteneğini geliştirir. Sanat anlayışını zenginleştiren bu gelişmeler, Türk sanatının gelişimine önemli bir katkıda bulunacak olan Batı tarzındaki eğitimini tamamlamasına yardımcı olur.

Paris'teki geçen yılların ardından Osman Hamdi Bey, İstanbul'a dönerek çeşitli devlet kurumlarında görev yapar. Bürokratik sorumluluklarını yerine getirirken, "İki Karpuz Bir Koltuğa Sığmaz" (1871) ve "Uçurtma" (1872) adlı iki tiyatro oyununu kaleme alır. Böylece devletin işleyişine katkı sağlarken sanatıyla toplumun sanat hayatına yönelik çabalarını sürdürür.

1881 yılında padişahın şahsi emri üzerine Müze-i Hümayun’un müdürlüğüne getirilmesinin ardından, yürürlükteki 1874 tarihli "Asar-ı Atika Nizamnamesi"ni düzenleyerek yabancı arkeologların kazılarda çıkardıkları eserleri Osmanlı topraklarından kaçırmasını engeller. Sanat değeri taşıyan ve tarihi her eseri bir araya getirmeyi hedefleyen Osman Hamdi Bey, Müze-i Hümayun'u, İstanbul Arkeoloji Müzesine dönüştüren isimdir.

İlk Türk Arkeolog: Kültür Tarihine ve Müzeciliğe Katkıları

Osman Hamdi Bey müze müdürü olduğu sırada ilk bilimsel kazıları başlatır. İlk Türk arkeolog olarak bilinmesi, bu kazılardan bazılarını bizzat yönetmiş olmasından kaynaklanır. 1877’de Sayda’da yapılan kral mezarlığı kazılarında bulunan İskender Lahdi, arkeoloji dünyasının başyapıtları arasında sayılır.

 

İskender Lahdi/ Görsel wikipedia.org sitesinden alındı.

 

Osman Hamdi Bey, Nemrut Dağı kazısında. /Görsel gzt.com sitesinden alındı.

 Eserlerin kaydedilmesi, onarılması, sağlıklı bir şekilde korunması, yeni keşiflere yer açılması amacı; Müze-i Hümayun binasının, günümüzdeki Arkeoloji Müzesi olarak bilinen yapının temellerini atar. 1882 yılında Mimar Vallaury tarafından tasarlanan proje, aşamalı olarak yapılıp tamamlanır. Bu yapı, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına önemli bir katkı sağlar.

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi/ Görsel tourismjournal.com sitesinden alındı.

Osman Hamdi Bey, 1882 yılında II. Abdülhamit tarafından Sanâyi-i Nefîse Mektebi Müdürlüğüne atanıyor ve İstanbul Arkeoloji Müzesinin Eski Şark Eserleri Binasını, Sanâyi-i Nefîse Mektebi olarak öğretime açıyor. Sanâyi-i Nefîse Mektebi, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk güzel sanatlar okulu olup 1928’de Güzel Sanatlar Akademisi adını alıyor ve 1982’den beri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi adıyla eğitime devam ediyor.

Osman Hamdi Bey, tüm bu süreçte, çeşitli arkeolojik çalışmalarını ve devlet görevlerini sürdürürken resim yapmayı hiç bırakmıyor ve sanat tarihine çok önemli eserler bırakıyor.

Osman Hamdi Bey’in Resim Sanatı

Osman Hamdi Bey, sanatında önemli bir temayı Osmanlı mirası üzerine kurarak, geçmişin zenginliğini ve kültürel değerlerini modern sanat anlayışıyla birleştirir. Bu temayı işlerken, resimlerinde sıkça kullandığı semboller ve detaylar aracılığıyla Osmanlı'nın tarihinden, geleneklerinden ve günlük yaşamından ilham alır. Osman Hamdi Bey'in en bilinen eserlerinden biri olan "Kaplumbağa Terbiyecisi," Osmanlı döneminin saray yaşantısını yansıtan bir tablodur. Resim, bir kaplumbağa terbiyecisinin figürü etrafında şekillenirken, Osmanlı'nın göz alıcı kostümleri ve zengin renk paletiyle dikkat çeker. Bu eser, sanatçının hem Osmanlı'nın günlük yaşamına duyduğu ilgiyi hem de detaylara verdiği önemi vurgular. Aynı zamanda, bu eserde, Batılılaşmaya başlayan Osmanlı toplumunun yenilikler karşında yaşadığı zorluklara işaret ettiği düşünülür.


Kaplumbağa Terbiyecisi (1906)/ Görsel wikipedia.org sitesinden alındı.

Osman Hamdi Bey'in Osmanlı mirasıyla ilişkilendirdiği diğer bir önemli eseri de "Halı Satıcısı"dır. Bu tabloda, Osmanlı döneminin çarşı ve pazar atmosferi canlı renklerle ve dikkat toplayan detaylarla resmedilir. Halıların desenleri, kumaşların dokusu ve figürlerin giyim tarzları, sanatçının Osmanlı'nın estetik değerlerine olan derin bağlılığını yansıtırken; gündelik yaşama olan ilgisini doğrular.


Halı Satıcısı (1888)/ Görsel wikipedia.org sitesinden alındı.

Osman Hamdi Bey'in eserlerinde sıklıkla karşılaşılan diğer bir tema da Osmanlı mimarisidir. "Mihrap" adlı tablosu, Osmanlı cami mimarisinin zarafetini ve detayını yansıtan bir örnektir. Sanatçı, Osmanlı mimarisinin inceliklerini resimlerine yansıtarak, izleyiciye geçmişin büyüleyici atmosferini deneyimleme fırsatı sunar.

 

Mihrap (1901)/ Görsel wikipedia.org sitesinden alındı.

Osman Hamdi Bey'in eserleri, onun duygusal derinlik, teknik ustalık ve kültürel zenginlikle örülü sanat anlayışını yansıtır. Osmanlı'nın kültürünü sadece tarihi bir anı değil, aynı zamanda yaşayan bir sanat eseri olarak sunar. Osman Hamdi Bey'in sanatındaki durum ve detaylar, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurarak, izleyiciye kültürün sürekliliğini ve zenginliğini hatırlatır.

Osman Hamdi Bey, hem sanat hem de kültür dünyasında bıraktığı iz ile Türk tarihinde unutulmaz bir figürdür. Sanat eserleri ve müze kuruculuğundaki öncülüğü, günümüzde bile Türk sanatının ve kültürünün gelişimine büyük katkılarda bulunmaya devam etmektedir.

 

Kaynaklar

https://www.gzt.com/arkitekt/ilk-turk-arkeolog-osman-hamdi-bey-3561495

https://tr.wikipedia.org/wiki/Osman_Hamdi_Bey

https://www.kulturportali.gov.tr/portal/osman-hamdi-bey

 

 

 

© 2023 DENDRO Parke Sanayi A.Ş.Tüm hakları saklıdır.
  Çek Yükle Dene